Geceleri hortlar şiir canavarı Kanlı dişlerinde mısra şırıltısı Kalbur eder zihnimi,sessiz arı Zifirin içinde, katilimin boğuk tıkırtısı. Mehmet Çağdaş...
Otogarlardan hep tek gittim ben Kendi kendimi uğurladım her zaman Toroslar kokan bir bardak çay gibi Yudum yudum uğurladım kendimi. Mehmet Çağdaş KÜÇÜKDUMAN ...
Odunu kemiren ateşi izlemek O dalın koptuğu ağacı izlemektir aslında Bir uzvu yanan insan gibi kıvranır ağaç Su arar çorak toprakların derinliğinde Çocuğu alevlere düşmüş anadır ağaç Silkinir döker...
Bir çoban Toroslarda,İbrahim Zayıf,ince,uzun… Uzun bir yol tutar sürüsüyle Kara renk davarlar katar önüne Körpeler doğar dağın soğuk gölgesinde Bir evlat gibi kucaklar kara körpeyi,İbrahim. Bir çoban...
Bir değirmenim, terk edilmiş ve viran Çarklarım kırık dökük döner her an Buğday yerine dökerim tekneme zaman Bir değirmenim, terk edilmiş ve viran Kapımdaki çivide asılı paslı...
Kara kıtada kıtlık,bedenlerde açlık İnsanlığımızı sıyırıp alıyor içimizdeki kıtlık Vücutları siyah birer kemik parçası Her ağzın içinde açlığın çelik kancası Çocuklar daha bilememiş ekmeğin...
Kafese yuva yapan bir kuşum Kafeste çizilmez benim hududum Kafesten azade olmuş suskun ruhum Sığındığım aşiyan altımda bir volkan. Kanatlarım sıyrılır görünmeyen raydan Bu kafes için geçerim saraydan Nefsimi...
Ayın ucunu kim yiyor anne Bu beyaz şekeri kim dişliyor her gün? Ben düşlerken onunla topaç gibi oynamayı Onu bir kumaş gibi kim biçiyor anne? Daha...
İslamiyet uğrunda veririm bu kellemi Onun yolunda çalışmayan tokmak mı, kelle mi? İslamiyet yolunda çıkarıp veririm kalbimi Onun uğrunda atmayan et mi,kalp mi? ...
Ay ışığına saklanan kapkara gölgem Işık sağanağında kavrulan kupkuru gövdem Nurdan bir girdap döner susuz bardakta Bu ışıkla kalbimi dağlayıp hemen ölsem. Ay...
Yörüngesinden fırlamış bir gezegenim şimdi Tüm karadelikler beni çağırıyor. ...
Bir dolunayın batmaya yakın halindeyim O yorgun bir kızıllığın pençesinde Ben hayatın kangrenli ellerindeyim Her gün aç susuz doğuyorum hayata Duyulmayan çığlıklarım dolduruyor sessiz yanlarımı Lavdan ırmaklarla suluyorum küllenen...
Yalnızlığı en iyi sen bilirsin dostum ağaç Uçsuz bir genişliğin ortasında tek başınasın Alıp başını gidemezsin kafana esince Sevemezsin toprakta filizlenen yavrularını El açıp yalvaramazsın tependeki bulutlara. Doğduğun yerde...
Anka’yı yüreğime boşa atmadım ben O, dipsiz kuyuda kanat sesleri O, çıkmaz sokakta bir aydınlık O,yeniden doğacak kalbimin ritimlerinden İçimin külleri savrulacak gözlerimden. Güneş saklı en gizli kuyunun dibinde Ay...
Gece sesleri kulaklarımda Sessizliğin çıldırtan sesi beynimde Darmadağın bir odada tek başımayım Sokakta yavru köpeğin çığlıkları Bir araba kırdı bacaklarını akşam Yolun kenarına koydu insanlar İçimde bir sancı gibi sesi Zehirli...